Ani
bir karın ağrısıyla gelen tehlike
APANDİSİT
Zamanında doktora başvurulduğunda basit; ama, geç kalındığında ölümcül bir hastalık sorunu.
Yaygın
bir hastalık olan "apandisit", karnın alt kısmında bulunan
ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır.
Türkiye Hastanesi hekimlerinden Prof. Dr. Hasan Taşçı ye
Opr. Dr Cavit Hamzaoğlu, apandis ya da apendiks ile ilgili
şu bilgileri veriyorlar. "Apendiks vermiformis uzun ince
bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda
kör bir barsaktır. iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta
olabilir. Çocuklarda, yetişkinlerden daha uzundur. Normalde
karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda
bulunabilir." Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks,
bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak
tanımlanıyor.
APANDİSİT NASIL OLUŞUR?
Prof.
Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu, apandisitin oluşması konusunda
şunları söylüyorlar: "Apandisit yüzde 90 oranda, apendiks
lümeninin (yani apendiksin iç kısmının) dışkı ile tıkanmasından
kaynaklanıyor. Sık görülen nedenlerden biri de tenf dokularının
şişmesidir. Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı
zaman, apendiks lümeninde sıvı birikir, mikroplar çoğalmaya
başlar ve iç basınç artar. Basıncın artması ile apendiks
şişmeye başlar ve giderek apendiks dokusunun kanlanması
ve beslenmesi bozulur. Daha sonra nekroz (çürüme) ve patlama
oluşur." Türkiye Hastanesi uzmanları, iltihaplanmayı durdurmanın
mümkün olmadığını belirterek "apandisit önlenemez; önlemek
için herhangi bir metod veya ilaç bulunmuyor" diyorlar.
GÖRÜLME SIKLIĞI
Eldeki
verllere göre, apandisit her yasta görülmekte birlikte,
en sık olarak genç erişkinlerde, 20-30 yaş grubunda ortaya
çıkıyor. 60 yaşından büyüklerde yüzde 5-10 dolayında görülüyor,
Çocuklarda en sık 6-10 yas grubunda görülen apandisjtin,
2 yaşından küçüklerde görülme oranı yüzde 2 dolayında kalıyor.
Görülme sıklığı bakrmından cinsîyete göre ilginç tablo gözleniyor,
Ergenlik çağından Önce, kız ve erkeklerde apandisit oranı
eşit olduğu görülüyor, 15-25 yas grubunda, erkeklerde apandisite
2 kat fazla rastlanıyor. 25 yaşından sonraki dönemde oran
tekrar eşitleniyor.
BELİRTİLER VE TANI
Prof
Dr. Hasan Taşçı ile Opr. Dr. Cavit Hamzaoğlu, apandisitin
belirtileri ve tanısıyla ilgili olarak şunları söylüyorlar.
"Karın ağrısı, iştahsızlık ve kusma temel belirtilerdir.
Bunların bir araya gelmesi tanıyı kolaylaştırır.
Karın ağrısı; apandisitin en önemli belirtisidir. Genellikle
göbek çevresinde veya mide üstünde başlar. Künt bir ağrıdır,
azalma ve çoğalma gösterebilir, ama, hiçbir zaman tamamen
yok olmaz. Genellikle 4-6 saat sürer (1-12 saat arasında
değişebilir.) Daha sonra ağrı karın sağ alt bölgesine yerleşir.
Bazı hastalarda ağrı sağ alt kadranda başlar ve orada kalır
Apendiksin değişik yerleşimlerine göre ağrı sırtta, sağ
veya sol kasıkta veya mesane üstü ve makatta hissedilebilir.
iştahsızlık, hastaların yüzde 90-95 inde ağrıdan daha önce
görülen fakat önemsenmeyen bulgudur.
Bulantı ve kusma; önemli bir göstergedir. Hastaların yüzde
75'inde bulantı görülür. Genellikle hasta bir şey yerse
Kusar, midesi boşsa kusmaz.
Bu belirtilerin yanında, hastanın, kabızlık, ishal ve gaz
çıkaramama gibi şikayetleri de olabilir. Ancak, bunlar tanı
değeri taşımazlar."
Mauyene bulguları, apendiksin, vücutta yerleştiği yere göre
değişebiliyor. Patlama olup olmaması da bulguları etkiliyor.
Vücut ısısı bazı kişilerde normal kalmakla birlikte bazılarında
37.5-38 dereceye çıkıyor. Hastanın, fazla hareket etmekten
kaçınması ve öksürme zıplama gibi hallerde ağrılarının artması
tanı bakımından önem taşıyor. Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu,
apandisitle ilgili önemli bir noktaya işaret ederek; apandisit
belirtilerinin, birçok hastalığın belirtilerine benzediğini
belirtiyorlar. Bu nedenle bulguların değerlendirilmesi açısından
hekimin deneyimi büyük önem taşıyor.
Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu'nun verdikleri bilgilere göre;
karın içi lenf bezleri iltihabı, mide ve bağırsak iltihabı,
kadın hastalıkları, dış gebelik, mide ve onikiparmak bağırsağının
delinmesi, idrar yolları iltihabı ve taşları, safra kesesi
iltihabı, pankreas İltihabı ve bağırsak damarlarının tıkanması
gibi rahatsızlıklarla apandisit aynı bulguları verebiliyorlar.
"Bu
tür fıtkların oluşma nedenleri arasında; şişmanlık, karında
ameliyatta yapılan kesinin şekli, kullanılan dikiş materyali
ve yara iltihabı sayılabilir. Ayrıca hastanın yaşı, genel
vücut zayıflığı, hastanın genel durumunun kötü olması da
fıtık oluşumunda etkili rol oynayabiliyor."
KESİN
TEDAVİ
Özellikle
gençlik döneminde ortaya çıkan bu yaygın rahatsızlığın ilaçla
tedavi imkanı bulunmuyor. Ancak, apandisit, tedavisi kolay
hastalıklar arasında yer alıyor. Türkiye Hastanesi hekimleri.
kesin tedavinin ameliyat olduğunu belirterek, "hasta, laparoskopik
(kapalı) veya açık appendektomi yöntemiyle ameliyat edilip,
apandisit alınmalıdır" diyorlar. Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu,
apandisit ameliyatlarıyla ilgili şu bilgileri veriyorlar:
"Apandisit tanısı konan veya apandisit olabileceği düşünülen
hastaların ağızdan beslenmemeleri, ağrı giderici almamaları
gerekir. Apandisit, 4 grupta toplanır. Üç gruptaki vakalar;
Akut apandisit, perfore (patlamış) apandisit, patlamış ve
apse yapmış apandisit, kesin olarak ameliyatla tedavi edilmelidir.
Dördüncü grup plastrone apandisittir. Bazen karın içinde
omentum adı verilen bir yağ perdesi, apendiksi sarar ve
iltihabın karın içine yayılmasını önler. Buna plastrone
apandisit denir. Bu durumda hasta hastaneye yatırılır ve
gözlem altına alınarak, antibiyotik tedavisine başlanır.
Eğer şikayetler gerilerse hasta taburcu edilir ve 6-8 hafta
sonra tekrar değerlendirip ve ameliyata alınır.”
ÖLÜME
NEDEN OLABİLİR
Günümüzde
apandisit ameliyatları en basit operasyonlardan biri sayılıyor.
Ancak tedavisi bu derece kolay olmasına rağmen, ihmal edilmesi
halinde. apandisit, tehlikeli bir hastalık oluveriyor. Zamanında
ameliyat edilmediği zaman İltihaplı apendiksin patlaması
ölüme yol açabiliyor.
Genç erişkinlerde yüzde 15-25, çocuklarda yüzde 50-85, yaşlılarda
yüzde 60-90 arasında patlama ihtimali bulunuyor.
Prof. Taşçı ile Opr. Hamzaoğlu, özellikle yaşlılar ve çocuklar
açsından apandisitin büyük risk oluşturduğuna dikkat çekiyorlar
ve "Yaşlı ve çocuklarda bulgular az olduğundan teşhis konulduğunda
patlama olayı gerçekleşmiştir. Bu nedenle ölüm riski çok
fazladır.
Genç
erişkinlerde apandisitte ölüm oranı yüzde 0.1 in altındayken
yaşlılarda bu oran yüzde 50 civarındadır" diyorlar.
|